Ondokuz Mayıs Üniversitesi - İletişim Fakültesi - Uygulama Gazetesi -

Dijital Çağın Yeni Baskısı: Mükemmel Görünme Zorunluluğu

Dijital Çağın Yeni Baskısı: Mükemmel Görünme Zorunluluğu
  • 08.03.2026
  • 68 kez okundu

Zayıf olma baskısı sadece estetik bir kaygı değil, fiziksel ve psikolojik sağlığı tehdit eden toplumsal bir dayatmaya dönüştü. Diyetisyen Beyzanur Gündüz, kadınların beden algısını bozan bu süreci ve sosyal medyanın yarattığı kusursuzluk illüzyonunu değerlendirdi.

Kadınlar, özgüvenlerini ve değer algılarını her geçen gün daha fazla fit olma zorunluluğuyla özdeşleştiriyor. Aileden iş hayatına kadar her alanda hissedilen bu baskı, bireyleri sağlıklı yaşamdan ziyade toplumsal onay alma çabasına itiyor. Gündüz’e göre, birçok kadın artık sadece beğenilmek için değil, maruz kaldığı fiziksel zorbalıklardan kurtulmak için zayıflama yoluna gidiyor.

Toplumsal baskı ve bireysel motivasyon

Kadınların sıkça maruz kaldığı zayıf olma baskısı, estetik bir tercih mi yoksa sistematik bir toplumsal baskı mı? sorusuna yanıt veren Gündüz, bu durumu yarı yarıya değerlendirmenin mümkün olduğunu belirterek, “Beğenilmekten ziyade, kimisi kendini daha fazla sevebilmek ya da yaşadığı zorbalıklardan kurtulmak amacıyla geliyor. Tabii her iki durum da hem fiziksel hem psikolojik zararları beraberinde getirdiği için, her iki durumda da kişiyi anlamak ve problemin nerede olduğunu doğru şekilde saptayıp çözüme ulaştırmak temel amaçlarımızdan birisidir.”dedi.

Gündüz, toplumun kadınlardan zayıf ve fit olmalarını beklemesinin de onları bu yönde çaba göstermeye ittiğini vurguluyor. Bu baskı, ailede, okulda, iş ortamında veya sosyal çevrede farklı biçimlerde kendini gösterebiliyor ve kadınların beden algısını doğrudan etkiliyor.

Sosyal medya ve influencer diyetlerinin etkisi

Sosyal medya yalnızca yetişkinleri değil, gençleri ve yeni anneleri de etkiliyor. Instagram’daki kusursuz beden ve hatta kusursuz hayat algısı, büyük ve küçük herkesi gerçeklikten koparıyor. Bunun sahte ve mükemmel hayatlara özendirdiğini, ruh hâlimizi, hayattan beklentilerimizi olumsuz etkilediğini belirten Gündüz, “Sosyal medyada gördüğümüz şok diyetler ise çoğu zaman kişilere yalnızca satılan umutlardan ibaret.” dedi.

Diyet ve beslenme probleminin tıpkı parmak izi gibi kişiye özgü olduğunu da ekleyerek, metabolizması, kan şekeri dengesi, hormonları ve psikolojisi bozulan birçok danışanı olduğunu söyledi. Sürece, kişinin diyet hakkındaki psikolojisini ve beklentilerini olması gereken seviyeye getirmekle başladığını da dile getirdi.

Diyet kültürü kadınları güçlendiriyor mu?

Gündüz’e göre, eğer sorun sağlıklı beslenme üzerine olsaydı, diyet kadınları güçlendiriyor olabilirdi. Ancak günümüzdeki diyet algısı çoğu zaman sağlıklı beslenmekten uzak bir kavram haline geldi. Bu sebeple, sağlıklı beslenme düzeni kişiyi güçlendirirken, diyet çoğu zaman kişiyi kontrol altına alıyor.

Kadınlar ve fiziksel eleştirilerin etkileri

Herhangi bir kadın, herhangi bir fiziksel özelliği açısından eleştiriye maruz kaldığında kırılmadan geçemez. Gündüz, “Kişinin çok sağlam bir psikolojisi ve özgüven problemi yoksa, muhakkak kendini ve bedenini sorgulayacaktır.” dedi.

Ayrıca, “Bence değil; kişi bunu art niyetle söylemese dahi, karşısındaki kişinin duygu ve düşüncelerini incitebilir. Burada kadın veya erkek ayrımı yapamam ve kendi adıma, insanların dış görünüşleriyle ilgili olumlu ya da olumsuz kilo almışsın ya da kilo vermişsin tarzında yorumlar yapmayı tercih etmem.” ifadelerini kullandı.

Çocuklar ve gençlerde beden baskısı

Baskı sadece yetişkinlerle sınırlı kalmıyor çocukluk dönemine kadar uzanıyor. Büyüme ve gelişme çağındaki çocuklar ile gençler, yalnızca daha güzel görüneceklerini düşündükleri için kendilerini aç bırakabiliyor; bu da hormonel, zihinsel ve bedensel gelişimlerini olumsuz etkiliyor.

“Maalesef bu durum, özellikle kız çocuklarında beden algısı bozukluğuna ve birçok psikolojik ile fiziksel probleme yol açabiliyor. Lütfen çevrenizde böyle bir durumla karşılaştığınızda bir uzmandan destek alın” uyarısında bulunuyor.

Ailelerin farkında olmadan çocuklarına baskı uygulayabileceğine de dikkat çekerek, gençlerin sağlıklı gelişimi için doğru yönlendirme gerektiğini vurguluyor.

Doğum sonrası beden baskısı ve kilo verme riski

Toplumsal eleştirilerin en ağır hissedildiği bir diğer grup ise yeni anneler. Doğum yapmış kadınlara sıkça yöneltilen “Ne zaman eski haline döneceksin?” sorusu, Gündüz’e göre kesinlikle bir baskı:
“Annelik, en kutsal mevki iken, beraberinde getirdiği bedensel ve zihinsel geçici bozuklukları yargılamak veya sorgulamak, hiç kimsenin hakkı değildir. Bu durum süreci daha da zorlaştırır.”

Yeni annelerin çoğunlukla bebeğin sağlığı için beslenme soruları sorduğunu belirtiyor. Ancak geçmişten gelen beden algısı bozuklukları, konuyu sağlıktan saparak görünüşe kaydırabiliyor. Hızlı kilo verme beklentisinin riskine dikkat çekerek, “Emzirme ile birlikte anne adayları normalden daha hızlı kilo verir. Bu yüzden kaç kilo aldım? Kaç kilo verdim? Sorularıyla kendinizi yıpratmak yerine sürecin tadını çıkarın” diyor.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı

Gündüz, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınlara şu mesajı veriyor:
“Kendinizi her hâlinizle ve her şekilde sevmenin ve şefkat göstermenin ne kadar önemli olduğu olurdu. Tartı mı, özgüven mi konusuna gelirsek, ikisi birbirinden bambaşka kavramlar. Tartıda istediği kiloda olup özgüven problemi yaşayan yüz binlerce kadın varken, fazla kilolarıyla ışıldayan ve kendinden emin yürüyen bir o kadar da kadın mevcut. Dilerim ki özellikle Türk kadınları olarak aynaya baktığımızda, vücudumuzu eleştirmek yerine yeteneklerimizi, başarılarımızı, güzelliklerimizi, yaptığımız ve yapacağımız iyilikleri ve sağlıklı şekilde bize hizmet eden tüm organlarımıza teşekkür edelim.”

Haber: Gülnaz Çakıcı

Etiketler: / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ