Ondokuz Mayıs Üniversitesi - İletişim Fakültesi - Uygulama Gazetesi -

Tamircilikten sanata uzanan yol

Tamircilikten sanata uzanan yol
  • 28.04.2017
  • 345 kez okundu

Çarşamba’da yaşayan 64 yaşındaki Erol Peşken sanat tutkusu için asıl mesleğini bıraktı. Elektronik tamirciliğinden sanata uzanan yolda tecrübelerini Genç İfade ekibi ile paylaştı.

Çarşambalı Erol Peşken’in asıl mesleği elektronik tamirciliği. Yıllarca kaset ve plak tamirciliği yaptı. Ancak bu işin uzun ömürlü olmayacağını anlayınca 40 yıl önce bıraktı. Peşken’in sanata olan ilgisi müzik aletleri üzerine açtığı dükkân ile başladı.

Kısaca kendinizden ve müziğe nasıl yöneldiğinizden bahseder misiniz?

1953 yılında Samsun’un Çarşamba ilçesinde doğdum. İlkokul mezunuyum. Evliyim, hiç çocuğum olmadı. Asıl mesleğim elektronik tamirciliğiydi. 40 yıl önce mesleğimi icra etmeyi bıraktım. O dönemde radyo ve televizyon ile tanışınca mesleğime olan bağlılığımı ve uyumumu sorguladım. Bu mesleği artık yapmak istemediğimi anlayınca müziğe yönelmeye karar verdim.

Bu doğrultuda nasıl bir yol izlediniz?

İlk olarak elektronik tamiri üzerine olan dükkânımı kapattım. Elektronik tamirciliği yaptığım dükkânımda kaset ve plak tamirleri de yapıyordum. Aslında müziğe yabancı değildim. Dükkânımı kapattıktan 3 yıl sonra dostlarımın da desteğiyle müzik aletleri üzerine bir dükkân açtım. 1993 yılından beri bu dükkândayım ve müzikle iç içeyim. 24 yıldır, müzik aletleri satıyorum ve tamiratlarını da kendim yapıyorum.

    En çok tercih edilen müzik aleti hangisi ve bunları kiralıyor musunuz?

Son zamanlarda özellikle okullarda, kursları açıldığı için gitar tercih ediliyor. Kiralama işini önceleri yapıyordum. Düğünler için müzisyenler gelip istiyordu ama artık herkes kendi enstrümanını alıyor, kiralamıyor.

Geçiminizi bu şekilde mi sağlıyorsunuz?

Ben bu işi seviyorum ve maddiyat benim için arka planda kalıyor. Öncelikle bana gelen işleri hallediyorum ki bu işin gönül işi olduğu belli olsun. Sermaye işi bana göre değil. Zaten bağlamanın ya da diğer müzik aletlerinin işçiliğini yapabilecek sermaye gücüm de yok. Bu dükkânın kirasını bile zar zor çıkarmama rağmen elimden geldiğince burayı ayakta tutmaya çalışıyorum.

Maddi anlamda bir kazancınız olmadığı halde sizi buraya bağlayan en önemli şey nedir?

Yaptığım iş zamanla bende bir müzik merakı uyandırdı. Her tür müziği dinliyor, her tür enstrümanı inceliyor ve her sanatçıyı büyük bir dikkatle izliyordum. Tam da böyle bir dönemde Orhan Gencebay hayranlığım başladı. Onun gibi bağlama çalmaya özeniyordum. İki üç yıl içerisinde bağlama çalmayı öğrendim. Daha sonra farklı müzik aletlerini de öğrendim. O dönem yaşadığım yerde düğünlerde elektro-bağlama çalmak çok moda olmuştu. Ben de düğünlerde elektro-bağlama çalmaya başladım.  Bu işi 15 yıla yakın bir süre yaptım. Kısacası maddiyatı bir kenara koyup bu işe gönül verdim.

   Maddi açıdan zorlandığınız zamanlarınız oldu mu?

Dükkânım diğer dükkanlara göre daha tenha ve göz önünde olmayan bir yerde. Bu da ekonomik anlamda kirayı bile çıkaramayacak kadar zorluyor beni. Ayrıca bu meslek bana başka bir mesleği daha öğretti; yıllardır sinek avlıyorum.

Sizce Çarşamba’da sanat alanında yeterli çalışma ve çaba var mı?

 Burası henüz yeni gelişmeye başlayan, tarihi altyapısı olamayan bir yer. Dolayısıyla müzik gibi kültürel çalışmalar da yok. Halk müziği dernekleri, korolar, halk eğitim merkezleri gibi çeşitli kurslar açtık. 4-5 sene devam ettik. Bursa, Tokat, Samsun, Trabzon’da yarışmalara katıldık. Birincilik, ikincilik aldığımız yarışmalar oldu ancak bu tür etkinlikler maalesef yaşatılmıyor, sürekliliği sağlanmıyor.

  Son olarak ne söylemek istersiniz?

  Ben sanatsız yaşayan bir toplumun eksik olduğunu düşünüyorum. Ata’mızın dediği gibi, “Müzik sanattır, sanatsız yaşayan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”

Etiketler: / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ