Mahalle kültürü bakkalcılık

Mahalle kültürü bakkalcılık
  • 20.04.2018
  • 318 kez okundu

Bal satan bakkallar yerini sirke satan marketlere bırakıyor. Ülke genelinde yaygınlaşan süpermarketlere rağmen var olma mücadelesi veren 67 yıllık bakkal Nafiz Özdikici ile Genç ifade ekibi olarak görüştük.

Evimizin anahtarını bıraktığımız, çocuklarımızı rahatça emanet ettiğimiz, paramız yetmediğinde veresiye yazdırdığımız mahalle bakkalları süpermarketlerin yaygınlaşmasıyla birlikte değerini  kaybetti.

Türkiye’de doksanlı yılların başlarında ulusal niteliğinde ki büyük marketlerin ülkemize girmesiyle profesyonelleşen sektör büyük yatırım şirketleri için çekim merkezi haline geldi.

Günümüzde ulusal ve zincir marketlerin hemen her cadde ve sokakta bulunması küçük esnaf dediğimiz mahalle bakkallarının zarar görmesine sebebiyet verdi ve birçoğu kepenklerini indirmek zorunda kaldı.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci yaptığı açıklamada Türkiye’de son 5 yılda 83 bin 499 bakkalın kapandığını bildirdi. Çarşamba’da ise, 1950 yılında ağabeyi ile birlikte başladığı baba mesleği bakkallığı bugünlere taşıyan Nafiz Özdikici, 67 yıllık meslek hayatını anlatıyor.

 

Ürün yelpazemiz geniş

İşletmecisi olduğu bakkalda bulunan ürünlerin özel ve ilçenin ihtiyaçlarına yönelik olduğunu ifade eden Nafiz Özdikici  “Mahalle bakkallarının çeşit sayısı az. Türkiye’nin her yerinde marketler çoğaldığı için mahalle bakkallarına pek gidilmiyor. Bizim ürünlerimiz özel olduğu ve çeşitlilik çok olduğu için iş yapıyoruz. Diğer mahalle bakkalları gibi ürün yelpazemiz dar olsa, bizim de müşterimiz olmaz. Mahalle bakkalı kültürü artık bitti.” dedi.

 

Bakkal defteri kültürü

Bakkalda sattığı ürünlerin organik ve ilçe halkının üretimi olduğundan değerini koruduğunu belirten Özdikici “Benim getirdiğim organik mallar süpermarketler de yok. Süpermarketlerde paket ürünler var ve onlara göre biz daha ekonomik oluyoruz.  Parası olmayıp gelen müşterilere maddi ve manevi her türlü yardımı yapıyoruz. Bir  süpermarkette insanlar kuruşu kuruşuna ödemek zorundalar, veresiye hiçbir şey alamazlar. Biz ise yıllardır süregelen ‘bakkal defteri’ klasiğini devam ettiriyoruz.” şeklinde konuştu.

 

“Bizim dükkânımız sirke, yüzümüz bal satıyor”

Vatandaşların mahalle bakkallarının değerini yeterince bilmediğini söyleyen Özdikici “Yıllardır burada olduğumdan dolayı, adres sormak isteyenler gelip bana soruyorlar. Bir derdi olan bize gelir anlatır, sıkıntısı olan paylaşır. Şöyle bir Atasözü vardır; bir dükkân varmış, sirke satıyormuş, bir dükkân varmış içindeki adam sirke satıyormuş. Bizim dükkânımız sirke, yüzümüz bal satıyor. Güler yüzü ve tatlı dilimi asla kaybetmeden, her yönüyle memnun olduğum işimi ölene kadar devam ettireceğim.” ifadelerini kullandı.

 

Bakkal ilçenin kalbidir

1940 yılında babası Ali Dikici’nin kurduğu ve babasının vefatının ardından ağabeyi ile birlikte bu dükkânı işlettiklerini belirten Özdikici “Çarşamba halkına verdiğimiz hizmetin karşılığında dostluk ve arkadaşlık edindik. İlçenin fotoğraf arşivinden, olan biten her konuya hâkim durumdayım. İlçenin gelişme sürecine birebir şahit oldum. Bu bakkal Çarşamba’nın kalbidir.” dedi.

Etiketler: / / / / / / / / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ