Stop Motion Atölyesi Kapsamında Senaryo Eğitimi Yapıldı

Stop Motion Atölyesi Kapsamında Senaryo Eğitimi Yapıldı
  • 07.03.2019
  • 360 kez okundu

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İletişim Fakültesi’nde Radyo Televizyon ve Sinema (RTS) bünyesinde kurulan Sine-Düş Topluluğu tarafından 3 aşamalı olarak planlanan “Stop Motion Atölyesi” kapsamındaki ilk etkinlik olan senaryo eğitimi 6 Mart Çarşamba günü gerçekleştirildi.

Konferans Salonu’nda yapılan etkinliğe Sine-Düş Topluluğu Danışmanları Dr. Öğr. Üyesi Filiz Erdoğan Tuğran, Arş. Gör. Uğur Kılınç ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Etkinliğin önemini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Filiz Erdoğan Tuğran “Hareketsiz nesnelerden stop motion tekniği ile güzel görüntüler çıkarmaya çalıştığımız bu etkinlik sizin için gelecekte işinize yarayabilecek önemli bir şans ve bunları değerlendirmek sizin elinizde. Etkinlik süresinde yapacağınız işler ise tamamen sizin hayal gücünüzde canlandırdığınız şeylerle ilgili olacak. Umarım verimli bir etkinlik olur.” şeklinde konuştu.

Senaryo önemli bir eğitimdir

Sözlerine senaryonun önemine değinerek başlayan Arş. Gör Uğur Kılınç “Senaryo eğitimi sizlerin fikir üretmenizi ve bu fikirle ilgili metin yazıp onu film haline dönüştürebilmenizi amaçlamaktadır. Bu bağlamda senaryonun nasıl yazıldığını öğrenmek siz öğrenciler için en önemli aşamalardan biridir.” dedi.  Senaryo yazmak için illaki bir temaya ihtiyaç olmadığını belirten Kılınç “Bence film çekmek için illa bir temaya sahip olmak gerekmez. Bir anda kafanızda bir karakter fikri belirebilir ve oradan çok güzel işler çıkabilir. Sizlerde kafanızda beliren fikirler üzerine yoğunlaşın.” dedi.

Fikir en temel nokta

Bulunan fikrin birçok etken ile desteklenebileceğini söyleyen Kılınç “Film için önce bir fikriniz olmalı.  Sonra karakterlerinizi belirlemelisiniz.  Daha sonra karakterin yaşadığı bir evreni olmalı. En sonunda da anlatım biçimi olarak tanımlayabileceğimiz öyküleme yapılıp sahneleme ile işinizi bitirebilirsiniz.” dedi.

Fikir oluşum sürecinin kendi içinde üçe ayrıldığını belirten Kılınç “Bu üç aşama deneyim, okumalar ve hayal gücüdür. İnsanlar hayatta bir şeyle karşılaştığında ilk başta kendi deneyimlerinden yararlanır. Örneğin yazarlar ilk kendilerini yazar, şairler ilk kendi duygularını kağıda döker. Kendinizdeki malzeme bitince ister istemez çevrenize bakınmaya başlarsınız. O noktada da başkalarının hayatlarındaki deneyimlere odaklanarak hayal gücünüzün de yardımıyla yeni malzemeler bulabilirsiniz.  Hayal gücünüz ve yazacaklarınız hakkında okumalar yaptıktan sonra ortaya çok sağlam şeyler çıkarabilirsiniz.” diye konuştu. Oluşturulan fikirde karakterin evrenine uygun olmasının senaryo yazımında önemli bir unsur olduğunun altını çizen Kılınç “Oluşturacağınız karakteriniz coğrafyasına uygun olmalı. Bu senaryo yazımında önemli bir kaidedir. Karakteriniz kaba ise argo konuşmak zorundadır. Onu kibar konuşturamazsınız. Karakterinizin duygu durumlarına, tavrına dikkat etmeli, onun iyi-kötü ayrımını yapmalısınız. Eskiden filmlerde karakter ya iyi olurdu ya da kötü. Günümüzde bu tip karakter pek kalmadı. Bunu iyi çözümlemek zorundasınız. Karakter keskin çizgilerle ne çok iyi ne de çok kötü olmasın ki insanlar daima meraklı bir şekilde izlemeye devam etsin.”  şeklinde konuştu.

Senaryo evreni karakter ile başlar

Hayalde oluşturulan karakterin zihinde atacağı ilk adım ile evrenin oluşmaya başlayacağını söyleyen Kılınç “Evren oluşturmak için karakterinizi hareket ettirin. Onu bir yolculuğa çıkarın. Genellikle bu yolculuk hep bir macera yolculuğudur. Böylece o yolculuk sayesinde karakterin içinde bulunacağı evrende şekillenmiş olur. Yolculuk deyince de aklınıza sadece aksiyon gelmesin, karakterin iç dünyasına yapacağı bir yolculukta macera olarak değerlendirilir.” dedi. Verilen bilgiler ışığında gelecek etkinliklerde daha çok üzerinde durulacak stop motion tekniğinden de bahseden Kılınç “Bugün sizlere senaryo yazmayı anlatmamızın sebebi gelecek etkinliklerde stop motion tekniği ile yapacağınız filmleri sağlam bir şekilde planlamanız içindi. Bu teknik ile çekilen filmler; durağan bir nesneyi her seferde farklı açılardan çekildikten sonra eldeki fotoğrafların kurgu aracılığıyla bir araya getirilmesi ile ortaya çıkıyor. Bu yöntem bilinen film çekme tekniklerinin atasıdır. Masraflıdır ama masraftan ziyade zahmetlidir. O yüzden iyi bir fikir belirlemelisiniz ve senaryonuzu o doğrultuda yazmalısınız.” dedi.

Daha sonra öğrencilere geçen sene yapılan etkinlik kapsamında stop motion tekniği ile çekilen kısa filmler izletildi ve yapılan hatalar üzerinde durularak katılan öğrencilerin daha dikkatli olması vurgusu yapıldı. Etkinlik, öğrencilerin gruplara ayrılarak diğer aşamada çekecekleri görüntüler ile ilgili senaryo yazmaları ve toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.

 

 

 

 

Etiketler: / / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ