Ondokuz Mayıs Üniversitesi - İletişim Fakültesi - Uygulama Gazetesi -

Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor

Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor
  • 15.11.2015
  • 376 kez okundu

Dünyada her 8 kadından biri meme kanserine yakalanma riski taşıyor. Erken teşhis ise hayat kurtarıyor.

Dünyada en sık görülen hastalıklardan biri de meme kanseri. Uzmanlar dünyada her 8 kadından birinin meme kanserine yakalanma riski taşıdığını söylüyor. Buna karşın erken teşhis hastalığa yakalanma riskini azaltıyor. Meme kanserinde erken teşhise dikkat çekmek ve hastalık ile ilgili farkındalık oluşturmak amacıyla 2004 yılından itibaren her Ekim ayı “Meme Kanseri Bilinçlendirme Ayı” olarak kabul ediliyor.

Uzmanlar, erken teşhis yönteminin halka duyurulmasıyla birlikte kişinin yüzde 90’a varan oranlarda yaşama şansına sahip olduğunu vurguluyor. Meme kanserinin erken teşhisi için Türkiye’nin her yerinde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) de açılmaya devam ediyor. Bunlardan biri de Samsun’un Çarşamba ilçesinde faaliyetlerini sürdürüyor.

KETEM’in Çalışmaları

KETEM’in çalışmaları hakkında bilgi aldığımız Çarşamba İlçe Sağlık Müdürü ve Çarşamba Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı Dr. Ülkü Yıldırım, “Çarşamba Toplum Sağlığı Merkezi olarak kanser tarama çalışmalarımız serviks kanseri ve kolorektal kanser için Mayıs 2014 yılında başlamıştı. Mayıs 2015’de de mamografi cihazımızın gelmesi ve fiziki mekânımızın yeniden düzenlenmesi neticesinde KETEM adı altında faaliyetlerine başladı. KETEM bünyesinde, 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir serviks kanseri taraması, 40-69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir meme kanseri taraması, 50-70 yaş tüm bireylere ise 2 yılda bir kolorektal kanser taraması yapılmaktadır” diyor.

Meme Kanserinde Risk Faktörleri Neler?

Dr. Yıldırım, meme kanserinin risk faktörlerini ve ilk belirtilerini şöyle anlatıyor: “İlk olarak kadın cinsiyeti bir risk faktörüdür. Diğer risk faktörleri yaş, ilk adet yaşının 12 yaş altında olması, ilk gebelik yaşının 30 yaş ve üstü olması, 55 yaş üstünde menopoza girme, emzirme süresinin kısa olması, hormon ilaçlarının düzensiz kullanımı, genetik faktörler, aile hikâyesi ve strestir. Risk faktörlerine sahip olmak mutlaka meme kanserine yakalanılacağı anlamına gelmez. Örneğin aile hikâyesinde meme kanseri olanlar hastalığın oluşması bakımından risk altındadır. Fakat meme kanseri olan kadınların yüzde 85’inin ailesinde meme kanseri hikâyesi yoktur. Memede sertleşme, yumru oluşması, yara oluşması, çukurlaşma, ele gelen kitle varlığı, meme damarlarının belirginleşmesi, meme ucunda çekilme, iki memenin birbirinden farklı olması, memede portakal kabuğuna benzer bir görünümün varlığı, memede akıntı olması meme kanserinin belirtileridir.”

Meme Kanserinden Nasıl Korunabiliriz?

Sadece meme kanseri için değil tüm kanser türlerinin kontrolünde birincil aşamanın kanserin önlenmesi olduğuna dikkat çeken Dr. Yıldırım, “Ortak koruyucu faktörler sağlıklı besleme, sigarasız ve hareketli yaşamdır. İkincil korumada ise kanser taraması ve erken teşhis önem taşır. Bu nedenle tüm Türkiye’de KETEM gibi merkezler açılmıştır. Üçüncül koruma ise kanser tedavisidir. Erken teşhise yönelik olarak KETEM’de görevli hekim tarafından klinik meme muayenesi yapılarak, mamografi çekilmektedir. Mamografi çekilen her kadına kendi kendine meme muayenesi anlatılmakta, ihtiyaç duyulan danışmanlık hizmeti verilmektedir. Erken evrede teşhis edilen meme kanserinin yüzde 90 oranında tedavi şansı vardır” diyor.

Etiketler: / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ