İletişim Fakültesi öğrencilerinden 24 Kasım mesajı

Kolay mı bir Mustafa Kemal olmak!      

Ya istiklal ya ölüm! Diyor;  Mustafa Kemal. Aslında o hayatını bu cümlede özetliyor. Onun hayatı bir devletin istikbal ve hürriyetini yeniden inşa etmekle geçti. Düşmanın silahına dehası ile karşılık verdi. Çok muharebe gördü Mustafa Kemal. Ama hiçbirinde ye’se kapılmadı.

O, halkı ile beraber emsali görülmemiş  bir kurtuluş  mücadelesi verdi. Batının zehim ellerine nasıl terkederdi bir milletin istiklalini? Halkın adamıydı Mustafa Kemal!

Önüne çıkan her engel onun aklındaki müesses fikirlere zinhar etki edemezdi.

Dağıtılmış bir  Osmanlı ordusu ve ekonomik anlamda gücü tükenmiş bir ulus vardı. Hayli fazla olan noksanlıklara rağmen bu makus durumun üstesinden geldi Mustafa Kemal. Peki ordunun olmayışı maddi olanakların yetersiz kalışı nasıl durdururdu bu şerefli mücadelede Mustafa Kemal ve aziz Türk milletini?  Türk milletinin fıtri gelen bir gücü vardı; yüreğinde iman bileğinde ise kuvvet. Teslim olmadı bırakmadı düşmana memleketi Mustafa Kemal ve Anadolu’nun Gazanfer yiğitleri. Hür ve bağımsızlık mücadelesi böyle verildi. Ölüm onu bizden aldı ama adı hep yaşadı. Ölümünün 78. Yılında saygı ve rahmetle anıyoruz.

Özkan Ünal

mustafa-kemal-ataturk

Mustafam, Mustafa Kemalim

Selam olsun sana, Mustafa m, Mustafa Kemalim

Atam özledim yine seni sonbaharın soğuk bir gecesinde

Bu kaçıncı sonbahar sensiz, sessiz

Ankara kalesi

Beş minare

Yeşilırmak şahidim

Sensizliğin acısına

Gökyüzümü dargın hayata

Deniz mi küskün ırmağa

Yapraklar sonbahara düşman

Biz sana hasret

Yine kasım gelmiş

Yine gözü yaşlı çocuklar

Sadece çocuklar değil, her yaştan insan var

Senin için ağlıyorlar Mustafa m Mustafa Kemalim

Şu mevsimler gelip geçer

Sen bu gönülden geçmezsin

Sevgimiz ki sonsuzdur

Hasretimiz ki, bir sevgiliye duyulan hasret gibi

Neler yaşandı, boş ver duyma ki üzülmeyesin,

Ama seni unutturmadı kimse hiçbir şey

Unutulur mu ki? Asla unutulamaz…

Züleyha Demirbaş 

mustafa-kemal-ataturk2

Gelecekteki kurtuluşumuzun büyük önderi

Dünyaya gözlerimizi açtığımızda bomboş bir levha olarak dünyaya bakarız. Gördüklerimizi anlamaya ve öğrenmeye çalışırız. Ahlaki, etik değerlerimizi aileden öğreniriz. İlk eğitimimiz ailede başlar. Okul çağına geldiğimiz andan itibaren hayatımıza anne babamız dışında farklı insanlar girer. Anne babadan sonra çocuklar için en etkili kişi olurlar ve onlara duyulan sevgi, anne babamıza olan sevgimiz gibi olur. Bize temel eksiğimiz olan okuma ve yazmayı öğreten, manevi eksikliklerimizi tamamlayan, hayatımıza yön vererek gelecekteki  olmak istediğimiz konuma gelmemiz için çaba sarf eden, bu kişiler eğitimcilerimiz, öğretmenlerimizdir.

Öğretmenlik mesleği bizim toplumumuzda kutsaldır. Çünkü gelecek neslin ve toplumun temel taşları onların sayesinde atılır zira geleceğin cumhurbaşkanı, hakimi, doktoru, gazetecisi onların elinden geçer. Yetiştirdiği nesle doğru inançları aşılayarak, bireylerin topluma yararlı hale gelmesini sağlarlar.

Ülkemizde eğitim ve öğretmen merkezi konuma Cumhuriyet’in ilanıyla gelmiştir. Biz bunun en güzel örneğine  Atatürk’ün 1928 yılında yaptığı harf devrimiyle Latin Alfabesi’ne geçiş yaptığımızda şahit olduk. Bu dönemde okuma yazma öğrenenlerin sayısı artmış ve okul çağı dışındakilerin okuma yazma öğrenmesi için Millet Mektepleri açılmıştır. Atatürk bu yeni alfabeyi öğretmek için kara tahta başına geçmiş ve Yeni Türk Alfabesini tanıtmaya başlamıştır. Bakanlar Kurulu tarafından  Atatürk’e Millet Mektepleri Başöğretmenliği unvanı verilmiş ve Atatürk bu unvanı 24 Kasım !928’de kabul etmiştir. Atatürk’ün 100.yıl doğum dönemi olan 1981 yılında 24 Kasım’ın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırılmıştır.

Başöğretmenimiz Atatürk’ün tabiriyle “Gelecekteki kurtuluşumuzun büyük önderleri” olan öğretmenlerimiz, tarihimizi, toplum bilincimizi, kültürümüzü, farklı anlayışlara saygıyı öğrettiği ve insan sevgisini aşıladığı için toplumumuz tarafından kutsal insanlar olarak görülürler. Bu kutsal mesleğin aktörleri bizim içimizde olan ve bizim farkında olmadığımız cevherlerin ortaya çıkmasına rehberlik ederek ve bizi destekleyip cesaretlendirerek hayatımıza olumlu yönde katkı sağlarlar.

Geleceğimizin mimarisi olan, bizlere rehberlik yaparak cesaret aşılayan, fedakar, insan sevgisiyle dolu olup ve ikinci anne-babamız olan tüm öğretmenlerimizin, Öğretmenler Günü kutlu olsun….

Başak Bozoğlu